İleri Tipografi - Sorularla Öğrenelim
İleri Tipografi - Sorularla Öğrenelim
Ünite 1
Soru: Tipografi nedir?
Cevap: Yazı tasarımıdır. Tipografi, yüzyıllar boyunca evrilmiş ve zevkler değiştikçe, teknoloji yeni yazı karakterlerinin geliştirilmesini kolaylaştırdıkça hâlâ evrilmeye devam eden temel bir iletişim ve tasarım ögesidir.
Soru: Üç boyut tipografiye hangi özellikleri katmıştır?
Cevap: “Üç Boyut” tipografiye, geleneksel harflerin düz ve durağan yetkisine kıyasla uzamsal ve maddi bir ilgi katmıştır. Eski dönem oyulmuş kitabelerden, neon tabelalara tipografi tarihi içerisinde sayısız deneylere rastlanır ve bunların tümünde harfler fiziksel ve uzamsal birer varlık olmuşlardır. J. Abbott Miller’a (1996) göre, günümüzde üç boyutlu tipografi, sanal ortamda harflere katman kazandırılarak hacimlendirilmesinin yanında üç boyutlu harf formlarının heykelsi bir hâl alması olarak da tanımlanabilmektedir.
Soru: Üç boyutlu tipografinin yaygın kullanımını hangi faktör etkilemiştir?
Cevap: Teknolojinin gelişmesiyle beraber, tipografinin üçüncü boyuttaki kullanımları da yaygınlaşmaya başlamıştır. Tipografinin üç boyutlu hale gelmesi, bilgisayar ortamında modelleme ile yapılabildiği gibi, harf yapılarının değişik malzemeler ile boyut kazanmasıyla da mümkündür.
Soru: Üç boyutluluk hangi anlama gelmektedir?
Cevap: Üç boyutlu, aslında uzay anlamına gelmektedir. Eni, boyu ve derinliğinin hepsi birden algılanabilir. Gözle bakıldığı zaman o ortamdaymış gibi gerçeklik hissi verir. Eğer cisimleri uzunluk, genişlik ve derinlik olarak algılayabiliyorsak bu durumda 3 boyuttan söz edilebilir. Boyut kavramını daha iyi ifade edebilmek için tek boyutta yani sadece bir doğrudan başlanır. Bir doğru üzerinde herhangi bir noktanın üzerine bir sayı ile ifade edilir. İki boyutta örnek olarak düzlem örneği verilebilir. Bir masanın üstünde 2 boyutlu bir düzleme ait olabilir. Masayı ele alacak olursa herhangi bir noktayı en ve boy koordinatları olarak iki sayı şeklinde ifade ederiz. Bu masa düzlemine 3. olarak yüksekliği eklersek böylece üç boyut elde etmiş olabiliriz
Soru: Armado Petrucci’ye göre 12. ve 13. yüzyıllarda Roma’daki kamu binalarının çoğunda görülen kabartma harfler ne için kullanırdı?
Cevap: Bu dönemde binanın yapılmasının anısına yazılan bu yazılar önemli olayları ölümsüzleştirmek için kullanıldığı gibi, yeni bir kanunu duyurmak, hatta esnaf ve işçileri ilgilendiren ticari zorunlulukları hatırlatmak için de kullanılmaktaydı.
Soru: Mimari tipografi hangi anlamda kullanılır?
Cevap: Mimari tipografi değiştirilemeyen ve tümüyle binayla ilişkili olan tipografi anlamında kullanılırken, geçici çözümler sunan bina tabelalarından farklı olarak kişiye değil binanın kendisine aittir. Buna en iyi örnek, üst kısmını çevreleyen üç boyutlu harfleriyle İngiltere’deki Ashby Kalesi’dir. Üç boyutlu mimari yazı, yaşamın doğasına ait bildirimlerden bahseder ve bina sahibinin karısının ölümüne adanmıştır.
Soru: Bilgilendirme Amaçlı Üç Boyutlu Tipografi nedir?
Cevap: Tipografiyi mimari alan içerisinde ziyaretçilere yol gösteren bir işaret olarak ya da sergide yaratıcı bir eleman olarak kullanmak, Bilgilendirme Amaçlı Üç Boyutlu Tipografi olarak adlandırılmaktadır. Geliştirilmiş ve detaylandırılmış bilgilendirme ile mekânı yabancılar için daha çekici ve etkileyici hâle getirmek mümkündür. Örneğin Autobahn’ın Hollanda’da ilk kez yapılacak bir dizi müzik ve kültürel etkinlik için tasarladığı heykelsi tipografik işaretler, daha önce mekânı deneyimlememiş olan izleyicilerin etkinlik yerlerini büyük boyutlu numaralar sayesinde kolayca bulmalarını sağlamıştır.
Soru: Mimari İmge Olarak Üç Boyutlu Tipografi neden kullanılır?
Cevap: Bir binanın grafiksel olarak imgesi, o binanın özellikleri üzerinde en az mimari yapısı kadar etkilidir. Binayı kullananlar mimarisi ile uygulanan grafik sistemler arasındaki uyumu hissettiklerinde ne kadar rahatlıyorlarsa, uyumsuzluk nedeni ile kendilerini başka bir yerde gibi hissedebilirler. Bu nedenle mimari imge olarak tasarlanan grafikler mekânın bir parçası olmalı, mimari nitelikler ile bütünleşmeli ve mekânın kullanılabilirliğini desteklemelidir. Ziyaretçinin dikkatini mekâna çekmek, coğrafi ve mimari ilgi alanı yaratmak suretiyle gerçekleşir. Üç boyutlu tipografik elemanlar alışılmışın ötesine geçebilme becerileriyle bu ilgiyi fazlasıyla yaratmakta kullanılırlar.
Soru: Gösteri Reklam Amaçlı Üç Boyutlu Tipografi nasıl hazırlanır?
Cevap: Gösteri veya reklam amaçlı kullanılacak olan üç boyutlu çalışmalarda tipografi, genellikle bilgisayar ortamında olmayan bir malzeme ile hazırlanıp, daha sonra dijital ortamda diğer tasarım elemanlarıyla bir araya getirilmektedir.
Soru: Yer İmi Amaçlı Üç Boyutlu Tipografik düzenlemeler insanlar üzerinde nasıl bir etki yaratırlar?
Cevap: Yer imi amaçlı tasarlanan üç boyutlu tipografik düzenlemeler, insanlar üzerinde güçlü görsel etki yaratırlar. Bu sayede hatırlanabilirliği, tanımlanabilirliği ve farkedilebilirliği arttırmak için kullanılabilirler. Günümüzde heykellere ve duvar resimlerine ilave olarak tipografik yer imleri de şehir dokusuna katkıda bulunan elemanlar arasında yavaş yavaş yerini almaya başlamıştır. Bu elemanlar üç boyutlu ve fark edilir olursa daha kolay bir etkileşim sağlanmış olur. Yer imi olarak üç boyutlu tipografik heykeller bu bakımdan fayda sağlayabilirler. “I amsterdam” ve “I love eskişehir” örneğinde olduğu gibi bir şehrin adını bu şekilde kullanmak son yıllarda sıkça karşılaşılan üç boyutlu tipografik düzenlemeler arasında yerini almıştır
Soru: Oluşturma yöntemlerine göre üç boyutlu tipografi nasıl sınıflandırılmaktadır?
Cevap: Oluşturma Yöntemlerine göre üç boyutlu tipografi; 1. çeşitli nesneler kullanılarak oluşturulan üç boyutlu tipografi, 2. kesip çıkarma yöntemiyle oluşturulan üç boyutlu tipografi, 3.ışık-gölge kullanılarak oluşturulan üç boyutlu tipografi, 4.hazır malzemelerden oluşturulan üç boyutlu tipografi, 5.bakış açısına göre değişen (Anamorfik) üç boyutlu tipografi, 6. tipografik heykel olarak oluşturulan üç boyutlu tipografi, 7. var olan bir mekânı kullanarak oluşturulan üç boyutlu tipografi, 8. hareket-performans ile oluşturulan üç boyutlu tipografi olarak sınıflandırılmaktadır.
Soru: Laszlo Moholy-Nagy, 1925 yılında kaleme aldığı “Tipofoto” adlı makalesinde tipografide farklı malzemelerin kullanımını neden önemli bulmaktadır?
Cevap: Laszlo Moholy-Nagy, tipografik malzemelerin kendilerinin, yalnızca dolaylı bir entelektüellik ile kalmaksızın ayrıca doğrudan görünürlüklü, güçlü bir optik somutluğa sahip olduğundan söz etmiştir (Armstrong, 2012). Dolayısıyla tipografide kullanılan malzemenin de tasarıma kattığı çeşitli anlamlar vardır. Örneğin doğadan elemanlar kullanılarak yaratılan üç boyutlu yazı örneklerini sıkça görmek mümkündür.
Soru: Son yıllarda tipografide farklı malzeme kullanımı hangi yöne evrilmektedir?
Cevap: Tipografi kullanımının limiti yoktur ve son zamanlarda bu durum deneyselliğe doğru yol almaktadır. Sanatçı ve tasarımcılar yazı karakterlerini kullanırken, oranları şekilleriyle birlikte deneyimlemektedirler. Çoğu zaman görsel olarak anlamıyla oynanan yazıda, bazı tasarımcılar onun gerçek kaynağına yönelirler ve yazıyı bir sanat objesine dönüştürme hevesi taşırlar. Örneğin Japon tasarımcı Satsuki Atsumi, 2010 yılında tasarladığı “Hinge” adlı yazı karakterini kapı menteşesi olarak düşünmüş ve sunumda “There is Always Tomorrow (Her zaman yarın vardır)” söz dizisini bu menteşeleri kullanarak yazmıştır. Tasarımcı açılan bir kapıyla her zaman bir gelecek ve umudu olduğunu vurgulamak istemiştir. Bu tarz işlerde yazı ve imaj bir bütün hâlini alır, kelime onu oluşturan nesnenin verdiği anlamı da barındırır. Aynı etkiyi verecek başka bir oluşum mümkün değilmiş izlenimi verir.
Soru: Grafik tasarımda deneysellik ve teknoloji dışında gözlenen zanaat yaklaşımı tasarımcılara hangi olanakları sağlar?
Cevap: “Grafik Tasarımın Temelleri” kitabının yazarları Gavin Ambrose ve Paul Harris (2012b), “Deneysellik ve tasarım geliştirme süreçleri teknoloji temelli olmak zorunda değildir. Pek çok tasarımcı zanaata yönelik yaklaşımlar ve bilgisayar öncesi yöntemlere dönerek yeni fikirler üretebilmektedir. Zanaat yaklaşımı, tasarımcılara ekran üzerinde uygulanması güç olan dokunsal nitelikler, kırım, kesit alma vb. alanlarda doğrudan müdahale imkânı vermektedir.” demişlerdir. Örneğin ünlü tasarımcı Oded Ezer’in bazı afiş çalışmalarında bu yöntemle elde edilmiş üç boyutlu harf formlarını görmek mümkündür.
Soru: Işık-Gölge Kullanılarak Oluşturulan Üç Boyutlu Tipografi’de gölgenin amacı nedir?
Cevap: Sanat objelerinde üçüncü boyut, objenin kendisi ve gölgesi arasında da bir etkileşim yaratarak bambaşka bir deneyim edinmemize olanak sağlayabilir. Sesin üçüncü boyutu onun yankısıdır, sesin kendisinden daha fazla merak ve ilgi uyandırabilir. Gölge de sesin yankısı gibi alışılagelmişin dışında bir yankılanma etkisi yaratabilir. Bazı tasarımları ışıklandırılarak, gölgeleri sayesinde güçlü görsel etki yakalamak mümkün olmuştur. Bu tarz tasarımlarda ışık-gölge oyunları ile provokatif bir etki yaratılmaktadır.
Soru: Hazır malzemeden yazı elemanları oluşturmak yazı üzerinde nasıl bir değişim yaratır?
Cevap: Var olan objelerden yazı elemanları oluşturmak yazıyı bir görüntü hâline dönüştürme mantığını tersine çevirir. Çünkü yazı bu şekliyle başka hiçbir yolla elde edilemeyen bir katılığa, sağlamlığa ve sembolik bir anlama erişmiş olur. Kullanılan malzemenin kattığı anlam da önemlidir, aynı kelime cam bir malzemeden ya da ahşap bir malzemeden oluşturulduğunda farklı anlamlara bürünür.
Soru: Bakış Açısına Göre Değişen (Anamorfik) Üç Boyutlu Tipografi’de neler hedeflenir?
Cevap: Bakış açısına göre değişen üç boyutlu tipografilerde, fiziksel manifesto nihai hedef değildir, esas hedef fiziksel ya da sanal çevrede olsun biçimsel ve kavramsal gelişmelerinin dışına çıkmaktır. Boyut kazandırma, işi farklı açılardan okutması anlamında en çekici örneklere sahiptir. Örneğin karbondioksit salınımının ekoloji için yaptığı problemlere dikkat çekmek için Japon Kokokumaru firması tarafından düzenlenen yazılarda üç boyutlu mekânda belli bir açıdan bakıldığında yazı iki boyutlu ve düz olarak algılanmaktadır
Soru: Tipografik Heykel Olarak Üç Boyutlu Tipografi nasıl oluşturulur? Hangi amaçla kullanılır?
Cevap: Tipografik Heykel Olarak Oluşturulan Üç Boyutlu Tipografi; bir mekân içerisinde serbestçe durabilecek üç boyutlu şekiller yaratmak amacıyla bir araya getirilen tipografik karakterlerle oluşturulur. Yaratıcı fikirleri ifade etmeye olanak sağlarlar. Örneğin“Görsel Şiir” olarak adlandırılan bir projede İspanyol sanatçı Joan Brossa, kamusal alanda büyük boyutlu tipografik heykeller oluşturmuştur. Görsel ve yürüyerek deneyimlenen bu şiir Barcelona Velòdrom d’horta’da yer almaktadır ve üç kısımdan oluşmaktadır. 1987 yılında tamamlanan bu heykelsi düzenleme, bölgenin en eski ve en büyük yazı örneklerini barındırır.
Soru: Ossi Naukkarinen’e (2007) göre, çevresel sanatta mekân - obje ilişkisi neden önemlidir?
Cevap: Ossi Naukkarinen’e (2007) göre, aynı iş başka bir yere taşınırsa o iş artık aynı iş değildir. Var olan bir mekânı kullanarak oluşturulan işlerde bu fikirden yararlanır. Yapılan iş o alana özgüdür ve bir işi başka bir yere taşımak genellikle onun başka bir hâle gelmesi ve yeni bir iş olarak tanımlanmasıyla sonuçlanır.
Soru: Hareket ya da Performans İle Oluşturulan Üç Boyutlu Tipografi’nin özellikleri nelerdir?
Cevap: Tipografide sınırsız malzeme olanağından yola çıkışla tasarımcılar yeni arayışların içine girmiş ve tipografik performans adı altında gerçekleştirilen düzenlemeler sunmuşlardır. Bu tarz işlerde, bir zaman algısı, hareket veya anlatım dili bulunur. İnsan vücuduyla oluşturulan birtakım tipografik düzenlemeler buna örnek verilebilir. El Lissitzky, 1926 yılında yazdığı bir yazıda: “Kullanılan malzeme miktarı düşüyor, maddesizleşiyoruz ve yüklü malzemeler giderek serbest kalmış enerjiye dönüşüyor.” demiştir. Bu yorum Hareket ya da Performans Oluşturulan Üç Boyutlu Tipografi’nin temel özelliklerini özetlemektedir.
Ünite 2
Soru: Tasarımda deney ne demektir?
Cevap: Tasarımda deney, “daha önce kalkışılmamış başarılara girişmek ve başarısız olma lisansına sahip olmak” demektir.
Soru: Spor branşlarında olduğu gibi, tasarımda da “antrenman” kavramı var mıdır?
Cevap: Spor branşlarında olduğu gibi, tasarım ve yaratıcılık da sürekli tasarım yaparak yani antrenman yaparak geliştirilebilecek şeyler olduğundan, yaratıcı süreci tasarım antrenmanları şeklinde düşünmek; bireysel gelişime, yenilikçi yaklaşımları denemeye, deneyerek öğrenmeye yönelik ipuçları sağlayabilir.
Soru: Deneysel olarak değerlendirilen / değerlendirilmeyen durumlar nelerdir?
Cevap: Sadece yaratıcı süreç deneysel olup tamamlanmış hiçbir proje deneysel olarak değerlendirilmemelidir. Deneyselliğin nerede başlayıp nerede bittiğini sorgulamamızı sağlayan bu önermeye göre, yaratıcı süreç bitip üzerinde çalışılan proje sonuçlandığında deney de bitmiş olur. Dolayısıyla tamamlanmış, ürüne dönüşmüş bir proje deneysel olarak tanımlanmamalıdır.
Soru: Alice Twemlow deneysel tipografiyi nasıl tanımlamaktadır?
Cevap: Alice Twemlow oyuncu denemeler olarak nitelediği deneysel tipografiyi, “okurun ilgisini sayfanın görsel hareketine çeken, harflerin ve kelimelerin anlam yaratmak için yeniden düzenlendiği, sonsuz olasılık sunan, biçimlendirilebilir görsel şekiller” olarak tanımlamaktadır.
Soru: Yazının veya tipografinin somut ve etkileyici görsel biçim hâline gelebileceği fikri, milattan önce üç yüzlerde yaşadığı düşünülen hangi şaire dayanır?
Cevap: Yazının veya tipografinin somut ve etkileyici görsel biçim hâline gelebileceği fikrini milattan önce üç yüzlerde yaşadığı düşünülen Antik Yunan şairi Rodoslu Simias’ın şiirlerine kadar götürmek mümkündür.
Soru: Görsel Şiir ne demektir?
Cevap: Görsel Şiir: Yazılı içeriği aktaran harflerin ve sözcüklerin, içerikle eşdeğer biçimde var olduğu şiir türüdür. Görüntüyü imgesellikten çıkarıp somutlaştırdığı için somut şiir (concrete poetry) olarak da geçmektedir.
Soru: Fransız şair Guillaume Apollinaire’nin Calligrammes adlı kitabında yayımlanan hangi şiirinde harfler, içeriği yansıtacak şekilde dizilmiş ve yağmur yağdığı izlenimi uyandırarak sayfanın aşağısına doğru akıtılmıştır?
Cevap: Apollinaire’nin 1918 tarihli Calligrammes adlı kitabında yayımlanan Il Pleut şiirinde harfler, içeriği yansıtacak şekilde dizilmiş ve yağmur yağdığı izlenimi uyandırarak sayfanın aşağısına doğru akıtılmıştır.
Soru: Sürrealizm sözcüğünün müellifi hangi şairdir?
Cevap: Sürrealizm sözcüğünün müellifi olan Fransız şair Guillaume Apollinaire’dir (1880–1918).
Soru: Avrupa’dan dünyaya yayılan öncü (avant-garde) sanat ve tasarım akımları modernizm bayrağı altında hangi akımları ortaya çıkarmıştır?
Cevap: Avrupa’dan dünyaya yayılan öncü (avant-garde) sanat ve tasarım akımları modernizm bayrağı altında Konstrüktivizm, Kübizm, Dadaizm, Ekspresyonizm, Fütürizm, Prodüktivizm, Purizm, Süprematizm, Vortisizm, Zenitizm ve De Stijl gibi pek çok akım ortaya çıkarmıştır.
Soru: Fütürist hareket nasıl duyurulmuştur?
Cevap: Fütürist hareket, Filippo T. Marinetti’nin (1876–1944) 20 Şubat 1909 tarihinde Le Figaro gazetesinde Fütürist Manifesto’yu yayımlamasıyla duyurulmuştur.
Soru: Marinetti, “Devrimim, doğal akışa aykırı ve sayfadan akıp geçen üslubun sıçrayışlarına engel olan sözüm ona tipografik ahenge karşıdır.” diyerek fütürizmde hangi ifadenin önemini vurgulamıştır?
Cevap: Marinetti, “Devrimim, doğal akışa aykırı ve sayfadan akıp geçen üslubun sıçrayışlarına engel olan sözüm ona tipografik ahenge karşıdır.” diyerek fütürizmde duygunun ve duygu ifadesinin önemini vurgulamıştır.
Soru: İtalyan tasarımcı Fortunato Depero’ya ait hangi kitap deneysel tipografi çalışmaları için bir vitrin, hatta taşınabilir müze olarak tasarlanmış, aynı zamanda ilk modern sanatçı kitabıdır?
Cevap: İki endüstriyel cıvata ile tutturulmuş, çığır açan bir tipografi için yeni harf biçimlerine ihtiyacı olmadığını gösteren Depero Futurista, İtalyan tasarımcının deneysel tipografi çalışmaları için bir vitrin, hatta taşınabilir müze olarak tasarlanmış, aynı zamanda ilk modern sanatçı kitabıdır.
Soru: Lissitzky’nin, Mayakovski’nin For The Voice başlıklı şiir kitabı için yaptığı tasarımlarda tipografi için ne söylenebilir?
Cevap: Lissitzky’nin, Mayakovski’nin For The Voice başlıklı şiir kitabı için yaptığı tasarımlarda tipografi asimetrik, dinamik ancak birbirleriyle yapısal olarak ilişki içinde görülmektedir. Her bir sayfa, tipografik kuralları alaşağı eden, kendi başına yekpare bir eser gibi tasarlanmıştır.
Soru: Dada’nın tipografik açıdan ilk deneysel örnekleri hangi şaire ait şiirlerde görülür?
Cevap: Dada’nın tipografik açıdan ilk deneysel örnekleri Hugo Ball’ın şiirlerinde görülür.
Soru: Théo van Doesburg (1883–1931) öncülüğünde Hollanda’da ortaya çıkan daha sonra Piet Mondrian (1872–1944), Bart Anthony van der Leck (1876–1958) ve Vilmos Huszár’ın (1884–1931) katıldığı akım nedir?
Cevap: Théo van Doesburg (1883–1931) öncülüğünde Hollanda’da ortaya çıkan daha sonra Piet Mondrian (1872–1944), Bart Anthony van der Leck (1876–1958) ve Vilmos Huszár’ın (1884–1931) katıldığı De Stijl akımı, yeni bir toplumsal düzenin prototipi olabilecek sanat için evrensel denge ve uyum yasalarını aramıştır.
Soru: Yirminci yüzyılın başında Almanya’da kurulan Bauhaus Okulu nasıl bir eğitim anlayışı izlemiştir?
Cevap: Yirminci yüzyılın başında Almanya’da kurulan Bauhaus Okulu, modernist düşünceyi temel alan, endüstri ile eğitim arasındaki birlikteliği savunan işlevci bir eğitim anlayışı izlemiştir.
Soru: Postmodernizm nasıl tanımlanabilir?
Cevap: Postmodernizm: Modernizme karşı, parçalara ayırma, anlaşılmazlık ve saçma gibi kavramlar yoluyla otoriteyi ve kurulu düzeni yapıbozuma uğratarak güvenilir ve herkes için geçerli bir gerçekliğin varlığına dair fikirlerle mücadele etmek üzerine kurulu akımdır.
Soru: Brownjohn, Chermayeff ve Geismar’ın New York kent manzarasına karşı tipografik soyutlamayla cevap veren kitapçık hangisidir?
Cevap: Tipografinin sınırlarını zorlamanın makul yollarını araştıran Amerikalı tipograf Aaron Burns’un (1922–1991) girişimleri ile 1960 yılında Robert Brownjohn, Ivan Chermayeff ve Tom Geismar’ın tasarım stüdyosu ile Lester Beall, Herb Lubalin, Gene Federico gibi Amerikalı tasarımcılar herhangi bir kavramsal kısıtlama olmaksızın üretimin sınırlarını zorlama fırsatı veren About U.S. adlı bir dizi kitapçık hazırlar. Bu kitapçıklardan biri de Brownjohn, Chermayeff ve Geismar’ın New York kent manzarasına karşı tipografik soyutlamayla cevap veren That New York’tur.
Soru: Mecra temelli deneysel tipografi çalışmalarının kapsamı nedir?
Cevap: Mecra temelli deneysel tipografi çalışmaları, çalışmanın sunulduğu ortamın gerektirdiği koşulları dikkate alan geniş bir üretim yelpazesini kapsamaktadır. Bu kapsamda mecra; binanın dış cephesi, bir nesnenin, duvarın veya kâğıdın yüzeyi, hatta insan bedeni bile olabilir.
Soru: Mervyn Kurlansky’nin, 1977 yılında evlerde veya atölyelerde bulunan günlük nesnelerden hazırladığı Alphabet with Tools adlı deneysel tipografi çalışması hangi tipografi türüne aittir?
Cevap: Mervyn Kurlansky’nin, 1977 yılında evlerde veya atölyelerde bulunan günlük nesnelerden hazırladığı Alphabet with Tools adlı deneysel tipografi çalışması, bir bulunmuş tipografi örneğidir.
Soru: David Shiyang Liu tarafından 2011 yılında hazırlanan ve video paylaşım platformu Vimeo’da 1,7 milyon izleyiciye ulaşan Ira Glass adlı çalışmasında kullandığı tipografi türü hangisidir?
Cevap: David Shiyang Liu tarafından 2011 yılında hazırlanan ve video paylaşım platformu Vimeo’da 1,7 milyon izleyiciye ulaşan Ira Glass adlı çalışmasında kullandığı kinetik tipografi, deneysel tipografinin sıkça başvurduğu yöntemler arasındadır.
Soru: İzleyicilerin içinden geçebilecekleri dev bir Möbius Şeridinin sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak oluşturulduğu ödüllü çalışma hangisidir?
Cevap: Virginia Tech’de çalışan öğretim üyesi ve tasarımcı Meaghan Dee’nin koordinatörlüğünde hazırlanan, Denise Duhamel’in alzaymır hastalığı hakkındaki Mobius Strip: Forgetfulness şiirinin sanal gerçeklik yorumu, yeni teknolojilerin deneysel yaklaşımlara nasıl kapı açtığının göstergesidir. Bu ödüllü çalışmada, izleyicilerin içinden geçebilecekleri dev bir Möbius Şeridi sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak oluşturulmuştur.
Ünite 3
Soru: Hareketli tipografi nedir?
Cevap: Hareketli tipografi, izleyicisiyle, statik metinle kurulandan farklı bir iletişim kurma olanağına sahip olarak, etkileşimin de dâhil olduğu hızlı ve dikkat çekici bir yöntemdir.
Soru: Isaac Newton’un 17. yüzyılda hareket olgusu bilimsel açıdan tanımlayan üç temel yasa önermesi nedir?
Cevap: Isaac Newton, 17. yüzyılda üç temel yasa önermesi ile hareketi tanımlamaya çalışmıştır. Bu üç yasa eylemsizlik yasası, ivme yasası ve etki-tepki yasasıdır. Eylemsizlik yasası, bir nesnenin bir dış kuvvet etki etmediği sürece hareket ya da hareketsizliğini koruması demektir. Durağan bir nesne hareket etmediği gibi hareket eden bir nesne de bir dış kuvvet olmadığı sürece hareketine devam eder. Örneğin, masada duran bardak, biri onu almadıkça ya da ona çarpmadıkça masada durmaya devam edecektir. Diğer yasa olan ivme yasası, cisme bir kuvvetin etki etmesi sonucu nesnenin kuvvet yönünde sabit bir ivme kazanmasıdır. Yerde duran bir topa vurulduğunda, topun vuruş yönüne doğru hareket kazanması gibidir. Etki tepki yasası ise cisme etki eden kuvvete karşı nesnenin zıt yönde bir kuvvet oluşturması durumu olarak açıklanabilir.
Soru: Albert Einstein görelilik (izafiyet) teorisi nedir?
Cevap: Bu teoriye göre, hareketle ilgili bir gözlem yapabilmek için ikinci bir hareket ya da hareketsizlik gerekmektedir. Tek bir nesnenin olduğu bir uzayda, hareketi tanımlamak mümkün değildir, bu tanımlamayı yapabilmek için ikinci bir nesne olmalıdır. Bu nesnelerden hangisinin hareketli ya da durağan olduğu, gözlemcisine göre görelilik taşımaktadır. Örneğin, uçakta, tamamen boş bir gökyüzüne bakarken hareketin algılanması mümkün değildir. Sabit hızda giden iki aracın içindeki gözlemciler, birbirlerini hareketsiz olarak algılarlar. Yoldan geçen bir araç, kaldırımda karşıya geçmeyi bekleyen yayalar için hareket hâlindedir. Araçtan dışarıyı izleyen kişiye göre yayalar, binalar ve park hâlindeki araçlar geride kalmakta, yani geriye doğru hareket etmektedir. Uzayda tüm nesneler sabit hızda ve devamlılık içeren bir biçimde hareket halindedirler. Bu hareketlilik ancak sürtünme, yerçekimi gibi bir başka etki ile değişiklik gösterebilir.
Soru: Sinema sanatı ile hareketi ilişkilendiren düşünür kimdir?
Cevap: Sinema sanatı ile hareketi ilişkilendiren isimlerden biri Henry Bergson’dur. Bergson hareket ile biçimi ilişkilendirmiştir. Biçimin oluşabilmesi hareketsizlik ile mümkün olabilmektedir. Bergson’a göre hareketin biçimi bulunmamaktadır, hareketin oluşması sırasında biçim değişmektedir. Biçim bu değişim süreci ile tanımlanabilmektedir, bu nedenle harekette biçim algılanmaz.
Soru: Hareket kuramlarında ok paradoksunu öneren düşünür kimdir?
Cevap: Düşünür Zeno ise hareketle ilgili ok paradoksunu önermiştir. Bu yaklaşıma göre, hareketin gerçekleşmesi için bir cismin kapladığı konumu değiştirmesi gerekmektedir. Zamanın herhangi bir anında okun ne bulunduğu yere ne de olmadığı yere hareket edemeyeceğini belirtmektedir. Her bir an içerisinde belirli bir konuma sahip olan ok, o anda bulunmadığı yere gidemez, çünkü zaman geçmemiştir. Olduğu konuma da gidemez çünkü zaten orada bulunmaktadır. Başka bir deyişle, zamanın her anında meydana gelen bir hareket yoktur. Her an, her şey hareketsizse ve zaman tamamen anlardan oluşuyorsa hareket imkansızdır.
Soru: Tipografik rezonans nedir?
Cevap: Tipografik rezonans, hareketi de dâhil eden daha kuvvetli bir iletişim sağlayabilmektedir. Tipografik iletişime yeni bir katman sağlayan hareket, tipografik rezonans ile kuvvetlendirilmiş bir biçimde anlam ve anlatıma önemli bir katkı sağlayacak hâle gelmiştir.
Soru: Holopoetry nedir?
Cevap: Holopoetry, holografik olarak tasarlanmış, yapılmış ve görüntülenen bir şiir biçimidir. Üç boyutlu bir uzayda lineer olmayan bir şekilde düzenlenen, okuyucu ya da izleyici onu gözlemledikçe değişebilen ve her izlenişinde yeni anlamlar doğuran özelliktedir.
Soru: Devinen tipografi nedir?
Cevap: Devinen tipografi, harfin, sözcüğün ya da cümlenin 2 ya da 3 boyutlu yüzeyde düzlemsel ya da radyal hareketler gerçekleştirmesidir. Ekran kadrajının dışından içine, içinden dışına ya da ekranın bütününde gerçekleştirdiği hareketleri içermektedir. Bu yaklaşımda hareket eden birimin bütünlüğü bozulmaz. Hareket eden tek bir harf ise harf bütünlüğü, yani biçimi başlangıçtaki ile aynıdır. Aynı durum hareket eden sözcük veya cümle için de geçerlidir.
Soru: Dönüşen tipografi nedir?
Cevap: Dönüşen Tipografi: Harfin, sözcüğün ya da cümlenin, yapısının değişerek kazandığı hareketlenmedir. Burada hareketlenen birim özelinde bir dönüşüm söz konusudur. Bu birim bir harf ise başlangıçtaki harf formu ile dönüşüm gerçekleştirdikten sonraki harf formları farklıdır. Aynı durum dönüşen sözcük ya da cümle için de geçerlidir.
Soru: Sinema sanatında hareketli tipografiyi ilk kullanan yönetmen kimdir?
Cevap: Georges Méliès:“La Voyage Dans La Lune” (Aya Yolculuk, 1902) filmi ile tanınan Fransız illüzyonist ve sinemacı Georges Méliès, deneysel yöntemler kullanarak yazıyı hareketlendiren ilk örneklere imza atmıştır. Reklam içeriğine sahip bu filmler stop motion (duraklı çekim) tekniği ile hazırlanmıştır
Soru: Rotorölyef tekniğini ilk kez kullanan sanatçı kimdir?
Cevap: Soyut imgelerle birlikte tipografinin de hareketlendiği film, dadaist sanatçı MARCEL DUCHAMP, ağırlıklı olarak fotoğraf çalışmaları ile tanınan sanatçı Man Ray ve yönetmen Marc Allegret ortaklığında hazırlanmıştır. Kâğıt malzeme üzerine yapılan çizimlerin pikap platformuna yerleştirilerek pikabın dönüşü ile sahnelerdeki görseller hareketlendirilmiştir. Marcel Duschamp, bu tekniği “rotorölyef ” olarak adlandırmaktadır. Spiral, daire, çizgi gibi formlar ile birlikte yine spiral formda yazılmış kısa metinler, hareketlendikçe üç boyutlu algılanmaktadır.
Soru: Sinema jenerikleri konusunda ilk önemli hareketli tipografi çalışmaları yapan grafik sanatçı kimdir?
Cevap: Amerikalı grafik tasarımcı Saul Bass, yazının hareket kazandığı ilk ürünlerden olan sinema jenerikleri konusunda önem taşıyan bir isimdir. Bass, tasarımcı bakış açısını, sinemaya taşımıştır. Alfred Hitchcock, Martin Scorcese, Stanley Kubrick ve Otto Preminger gibi alanında çok tanınan yönetmenlerin filmlerine jenerikler tasarlamıştır. Sinema jeneriklerine yeni bir işlev kazandırdığı da düşünülebilecek olan tasarımcı, ilgi çekmeyen isim listesini, izleyicinin filme hazırlanmasını ve filmle ilgili bir beklenti sahibi olmasını sağlayacak biçimde değerlendirmeyi amaçladığını belirtmektedir.
Soru: Işıklı reklam tabelalarında ilk hareketli tipografi çalışmaları gerçekleştiren sanatçı kimdir?
Cevap: Animatör ve yönetmen olan Norman McLaren’ın 1961 yılında hazırladığı reklam animasyonu diğer bir hareketli tipografi öncü örneğidir. Kanada Turizm Kurulu için yapılan çalışma, Times meydanında, yaklaşık 67 metrekarelik bir ışıklı reklam tabelasında sunulmuştur. McLaren, bir sonraki sözcüğe akıcı bir şekilde geçmek için harfleri kullanırken, kısa hareketler ile sözcük anlamlarını vurgulamıştır. El yapımı, kalın çizgili, serifsiz, blok serif veya el yazısı biçiminde tasarlanmış sözcükler, okunurluk sorunu yaratmadan izleyicisine ulaşabilmiştir. Tipografinin bu şekilde hareketlendirilmesi, sahneler arası bir geçişin ötesinde, anlamı da destekleyerek verilmek istenen mesajı güçlendirme olanağına sahip olmuştur.
Soru: Televizyonda görüntü ve tipografiyi ardışık olarak kullanarak, hareketli tipografiyi çalışmaları gerçekleştiren sanatçı kimdir?
Cevap: Pablo Ferro’dur. 1950’lerde illüstratör olarak çalışan Ferro, görüntü ve tipografiyi ardışık olarak kullanarak “hızlı kurgu” tekniği ile çalışmalar gerçekleştirmiştir. İlk “hızlı kurgu” çalışmasını Kanal 18’in kimlik tasarımında gerçekleştirmiştir. Ferro, 20 saniye kadar süren, kanalın açılış sekansı için 480 kadar sabit görsel kullanmış, farklı sınıflandırmalara ait çeşitli yazı karakterlerinden oluşan bu görseller ile kanalın içerik çeşitliliğine vurgu yapmıştır. Seyircide flaş etkisi yaratan hızlı geçişleri, hızlı kurgu tekniği ile yazının akışkan bir görüntü vermesini sağlamıştır.
Soru: Ekranın görüntü kalitesini belirleyen özellikler nelerdir?
Cevap: Ekranın görüntü kalitesi açısından ekran boyutu, ekranın yatay ve dikeydeki piksel sayısı ile ifade edilmektedir. Güncel bilgisayar ekranları 1024×768 ila 1920×1080 piksel arasındadır. Küçük ölçek ekranlardan akıllı telefonlar, 1170×2532 gibi yüksek piksel ölçüsüne sahip olabilmektedirler. Büyük ölçekteki ekranlarda piksel sayısı düşük ancak fiziksel boyut büyük olmaktadır. Örneğin 3×7 metre boyundaki bir sayısal ilan panosu (digital billboards) 1056×432 piksel ölçülerine sahip olabilmektedir.
Soru: Çözünürlük nedir?
Cevap: Çözünürlük, bir görüntünün veya resmin keskinliğini ve netliğini tanımlamak için kullanılan bir ölçüdür. Genellikle monitörlerin, yazıcıların, dijital görüntülerin ve diğer çeşitli donanım ve yazılım teknolojilerinin kalitesini değerlendirmek için kullanılır. Çözünürlük, ekran çözünürlüğü olarak da adlandırılır. Ekran çözünürlüğü hem yatay hem de dikey olarak görüntülenebilen resim ögelerinin (piksel veya basit noktalar) sayısını ifade eder.
Soru: Hareketli tipografinin bileşenleri nelerdir?
Cevap: Hareketli mecra ve geleneksel tipografiye ilişkin bileşenleri bir arada bulunduran hareketli tipografi, biçimsel, kompozisyonel, sinematografik ve animatik özellikleri ile incelenebilir.
Soru: Yazı karakterinde fontun biçimsel özellikleri nelerdir?
Cevap: Bir fontun biçimsel özellikleri, pek çok başlık üzerinden değerlendirilebilir. Bu özelliklerin bir kısmı, fontun kendi anatomisi ile ilgili, diğer bir kısmı düzenlemeye ilişkin özelliklerdir. Fontun karakter olarak biçimi ve sınıflandırması, buna bağlı olarak x-yüksekliği ve aksı, ağırlık ya da genişliği bu anatomik özellikler arasındadır. Düzenlemede kullanılan boyut, metin yoğunluğu ya da gri değeri gibi değerler ise tasarım esnasında karar verilen biçimsel özellikler arasındadır. Hareketli tipografi uygulamalarında biçim, her iki doğrultuda ele alınmalıdır.
Soru: ABA formu nedir?
Cevap: ABA formu, tekrar ve kontrastı birlikte içeren bir düzenleme biçimidir. Temelinde müzikten alışmış bir kavramdır. Müzik de yazı gibi tekrarlardan ve kontrastlardan oluşan bir sisteme sahiptir. Bu nedenle müzik eserlerinin, şarkıların düzenlenmesinde sıklıkla ABA formu kullanılmaktadır. ABA formu, tekrar eden iki kısım, “A” ve “A” ile kontrast olan “B” kısmının birleşerek birbirlerini tamamlamasıdır. Tipografide, nicelik, boyut, ağırlık, doku, ton, şekil, renk gibi değişkenlerin düzenlenmesi ile uygulanabilmektedir. Bir ritim oluşturan bu yapı, görsel ya da işitsel elemanların dinamik bir biçimde şekillenmesine olanak sağlamaktadır.
Soru: Sinematografik anlatımda kameranın 7 temelde hareketi nelerdir?
Cevap: Sinematografik anlatımda kamera hareketleri, çeşitli kuramlar eşliğinde kurguya destek olabilecek özelliktedir. Kameranın temelde 7 hareketi bulunmaktadır. Bunlar;
<ul> <li>sağa sola çevirme (pan)</li> <li>aşağı yukarı çevirme (tilt)</li> <li>ileri geri hareket (dolly)</li> <li>sağa sola hareket (truck)</li> <li>aşağı yukarı hareket (pedestal)</li> <li>dairesel hareket (roll)</li> <li>ve optik kaydırma (zoom)‘dur</li> </ul>
Ünite 4
Soru: Tarihsel süreç içerisinde, ilk sistemli yazının gelişimi hangi uygarlıklarda görülür?
Cevap: M.Ö. 3000 yıllarında farklı coğrafyalarda ilk sistemli yazılar olarak ortaya çıkan Sümerlerin kullandığı çivi yazısı ve Mısır’da kullanılan hiyeroglifler sanatsal izler taşır.
Soru: Tarihsel süreç içerisinde yazının gelişimini etkileyen en önemli buluş nedir?
Cevap: Kağıdın bılunmasıdır. Yazının kil tabletler üzerinde eski çağlarda başlayan yolculuğu, papirüs ve parşömenle devam etti ve kâğıdın bulunmasıyla hız kazandı.
Soru: Yazının geniş halk kitlelerine ulaşımını hangi araç ile sağlanmıştır.
Cevap: Bir süre sınırlı bir kesimin hizmetinde bulunan yazı, 15. yüzyıl ortalarında matbaanın icadı ve geliştirilmesiyle geniş, halk kitlelerine ulaştı.
Soru: Görsel iletişimin sanatının doğuşu olarak, ilk resim çalışmaları nerede görülmüştür?
Cevap: Meggs ve Purvis, Lascaux Mağaralarında erken dönem resimlerin sanatın başlangıcı değil, görsel iletişimin doğuşu olduğunu çünkü, bu resimlerin hayatta kalmak için ayin amaçlı ve faydacı sebeplerle yapıldığını öne sürer. Mağara duvarlarına hayvan resimlerini çizen insanlar, yaptığı işi, bulunduğu yeri diğerlerine haber veriyor olabilir ki bu durumda mağara resimlerinin iletişim işlevini yerine getiren tasarım unsurları olduğunu söylemek mümkündür. Bunlar, hangi av hayvanlarının hangi bölgede ve ne miktarlarda bulunduğunu göstermek için çizilen ilkel infografikler de olabilir.
Soru: Sanatın en basit tanımı nedir?
Cevap: Sanat, en basit ifadesiyle duygu, düşünce ve hayal gücünün yaratıcı bir yolla dışa vurumu olarak tanımlanabilir.
Soru: Sanat biliminin temel alanları nelerdir?
Cevap: Sanatı bilimsel yollarla incelemeyi amaç edinen estetik, sanat felsefesi, sanat psikolojisi, sanat sosyolojisi gibi alanlardır.
Soru: Tasarın tanımı nedir?
Cevap: Tasarım; bir model, kalıp ya da süsleme yapmak değildir. Bir tasarım kendi içinde bir yapıya ve bu yapı arkasında bir planlamaya sahip olmalıdır. Bütün sanatların temelinde bir tasarım olgusu bulunmaktadır. Tasarlama eylemi, oluşturulacak yapının organizasyonu ile ilgili her türlü faaliyeti içine almaktadır.
Soru: Tipografik tasarımın kriterleri neler olmalıdır?
Cevap: Tipografik tasarım söz konusu olduğunda, yaratıcılık ve özgürlüğün yanı sıra; okunaklılık, berraklık, nesnellik, doğru iletişim ve söz dizimi oluşturma gibi kriterlerin de tartışmaya açılması gerekir.
Soru: Ekolojik tasarım nedir?
Cevap: Ekolojik tasarım, nesneleri işlevsel bütünlükleri içinde düşünmeyi gerektirdiğinden, tasarımcı da artık sadece form geliştiren kişi değil, ekolojik sürdürülebilirlik adına ürünün üretilme süreçlerini ve insanlardaki davranış, alışkanlıklarını da değiştirebilendir. Malzeme, enerji, ambalaj ve nakliyeden tasarruf yanında ürünün depolanmasıyla ilgili sorunlar da sürdürülebilir tasarımın temelini oluşturan meselelerdir.
Soru: Görsel iletişim tasarımı nedir?
Cevap: Görsel iletişim tasarımı, bir görsel iletişim mesajının yaratıcı ve estetik yollarla tasarlanması işidir. Görsel iletişim tasarımcısı da bu bilgi iletimini yaratıcı ve estetik yollar kullanarak çözümleyen kişidir. İletişim mesajını biçimlendirmede kullanılan bu yaratıcı ve estetik yaklaşımlar, tasarımı sanatla zenginleştirir. Diğer yandan, görsel iletişim tasarımının, diğer tasarım alanlarında olduğu gibi belirli bir sorunun çözümüne yönelik işlevsel önceliğinin olması ve sergilendiği mecralarla sanatla ayrışır.
Soru: Tipografi nedir?
Cevap: Geleneksel anlamda tipografi kelimesi, Gutenberg’in icat ettiği, üzerine mürekkep sürülerek basılabilen yükseltilmiş, harf formları ile dizilmiş, metal kalıplar yoluyla oluşturulan baskı, teknik ve yönteminin adıdır. 15. yüzyıldan itibaren artarak ve yayılarak gelişmiş, yüzyıllar boyunca tek dizgi ve baskı yöntemi olarak iş görmüştür. Bugün tipografinin başlangıcını oluşturan tipo baskı, ekonomik ve teknik anlamda tamamen terk edilerek yerini bilgisayar dizgisi, ofset ve dijital baskı yöntemlerine bırakmıştır. Günümüzde tipografi, alfabetik ve rakamsal bilgi iletimi ve alışverişini kapsayan baskının yanında, bilgisayar ekran görüntüsü, internet siteleri, video, televizyon, sinema ve mimariyi de içine alacak şekilde çok daha geniş bir alanda kendisine yer bulur.
Soru: Tipografi, bir tasarım elemanı olarak ele aldığımızda neye dikkat edilmelidir?
Cevap: Tipografi, grafik tasarımın temel bileşenlerindendir ve etkili bir görsel iletişimde en önemli bileşen tipografidir. Tipografiyi bir tasarım elemanı olarak ele aldığımızda da işlevsellik ön plana çıkar. Tipografinin işlevselliği okuyucuyu etkilemesi, bilgiyi hiyerarşik bir düzen içinde vermesi, hedef kitleye, mesaja ve baskı tekniğine uygun olmasının yanında büyük ölçüde okunurluk (legibility) ve okunurluk (readability) üzerine kuruludur.
Soru: Tipografide okunurluk nedir?
Cevap: Okunurluk: Yazı karakteri tasarımına özgü fiziksel özelliklerle bir harfin diğerinden ayırt edilebilmesi. Okunurluk özellikleri; x-yüksekliği, karakter biçimi, kapalı alan büyüklüğü, çizgi kontrastı, tırnaklar ve çizgi ağırlığı gibi özellikleri içerir.
Soru: Tipografi de okuturluk nedir?
Cevap: Okuturluk (readability): Tipografik elemanlar ve onların tasarımının, okuyucunun verilen tipografik bilgiyi anlama ve algılama becerisini etkileyen özellikleri. Okuturluk, doğru yazı karakteri kullanmanın yanında, uygun ölçü, doğru espas, sayfa boşlukları, satır uzunluğu, majüskül ya da miniskül kullanımı, zemin ve tipografinin rengi gibi pek çok etkenin birleşimidir
Soru: Yazının resim özelliği nedir?
Cevap: Yazının resim özelliğini tamamen yitirip semantik bir anlam taşımayan işaretlerden oluşan harflerle var edilmesinden sonra, ters yönde bir gelişimle tekrar resme dönüşmesinin, başka bir deyişle yazı ile resim oluşturmanın ilk arayışları ne zaman başlar bilinmez. Ama tarih boyunca, dönemin olanaklarına koşut olarak, önceleri elle, daha sonra teknolojinin olanakları olan tipografik dizgi, daktilo ve bilgisayar kullanılarak yazı ile resimler oluşturulmuştur.
Soru: Tasarım ve sanat kaygısının olduğu cadde, meydan sokak gibi açık alanlar yanında, lobi salon koridor gibi iç mekânlardaki ilan panolarında da kullanılan tanıtım ve duyuru araçlarına ne ad verilir?
Cevap: Afişler: İngilizce poster kelimesinin Türkçe karşılığı afiş olsa da poster de Türkçede kullanılan bir kelimedir. Afişler, cadde, meydan sokak gibi açık alanlar yanında, lobi salon koridor gibi iç mekânlardaki ilan panolarında da kullanılan tanıtım ve duyuru araçlarıdır.Afişler, tasarım ve sanat kaygısının eşit ağırlıkta olduğu grafik ürünlerdir. Gerçekte grafik tasarım içerisinde sanatsal ağırlığı en fazla olan ürünlerdir. Reklam afişleri, kültürel afişler ve sosyal afişler amaçları doğrultusunda bir ürün ya da hizmeti tanıtabilir, bir etkinliği haber verebilir, herhangi bir toplumsal konuda uyarı ve bilgilendirme görevi üstlenebilirler.
Soru: Hat sanatı nedir?
Cevap: Osmanlı dönemi kaligrafisi “Hüsn-i Hat” ya da kısa söylemiyle “Hat” olarak isimlendirildi. “Hat” sözcüğü kelime olarak çizgi ya da yol anlamındadır. “Göz, zihin ve ruhu birbirine bağlayan bir ruhsal teknik olarak tanımlanan hat sanatı; mimari, seramik, metal işleri, cam ve tekstil gibi diğer İslam sanatları arasında başat bir konuma sahipti”
Soru: Sokak duvarlarına yapılan çizim ve resimlerden oluşan yazı sanatının adı nedir?
Cevap: Grafiti, sokak sanatının en önemli parçası ve sokağın dilidir. Grafitide çalışma süresi anlık ya da çok kısa veya planlanmış uzun bir zaman dilimi olabilir. Grafiti sadece yazılardan oluşmayabilir, sokak duvarlarına yapılan çizim ve resimler de grafiti kapsamında ele alınsa da ağırlığın yazıda olduğu söylenebilir. Grafitide kullanılan yazılarda, kaligrafi ve tipografiden esintiler olsa da harflemeye daha yakındır. Duvar resimlerinde kullanılan yazıların değişik stilleri ve belirgin özellikleri vardır.
Soru: Tipografiyi resim sanatına taşıyan sanatçılar kimlerdir?
Cevap: Tipografiyi resim sanatına taşıyan sanatçılara Joan Miro ve Paul Klee (Ekspresyonizm), Pablo Picasso ve Georges Braque (Kübizm), Carlo Carra (Fütürizm), Kurt Schwitters, Raoul Hausmann (Dadaizm), Rene Magritte (Sürrealizm), Jasper Johns (Neo-Dada ve Pop Art), Roy Lichtenstein (Pop Art), Stuart Davis (Soyut Sanat) örnek gösterilebilir.
Soru: Çağdaş Türk resim sanatında tipografiyi kullanan sanatçılar kimlerdir?
Cevap: Burhan Doğançay, Ergin İnan, Mustafa Horasan ve İsmet Doğan resimlerinde tipografik yaklaşımlar kullanan sanatçılara örnek gösterilebilir.
Ünite 5
Soru: Türkiye’de Latin alfabesinin modifiye edilmiş bir versiyonu hangi kanun adı ile kaç yılında yürürlüğe girmiştir?
Cevap: Türkiye’de Latin alfabesinin modifiye edilmiş bir versiyonu “Yeni
Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkındaki
Kanun” adıyla oy birliğiyle kabul edilerek meclisten geçmiş ve 3 Kasım 1928 günü 1030 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir
Soru: Yazı karakterlerinin aile isimleri nelerdir?
Cevap: Her yazı karakterinin bir
ismi vardır. Gill Sans, Bodoni, Caslon, Goudy,
Zapfino, Garamond, tasarımcılarının ismiyle anılan yazı karakterleridir. Avant Garde, Times, Vogue
gibi bazı yazı karakterleri de belli bir yayın için tasarlanıp onun ismini almıştır. Cairo, Memphis gibi
yer isimleriyle anılanlar yanında tasarım ve fonksiyonu tanımlayan, tarih ya da belli bir döneme atıf
yapan yazı karakteri isimleri de vardır. Bunlar yazı
karakterlerinin aile isimleridir.
Soru: “typeface” teriminin Türkçe kaynaklardaki karşılığı nedir?
Cevap: Yazı karakteri terimi alfabenin özgün bir tasarımını tanımlamak için kullanılır. İngilizce “typeface” terimi için Türkçe kaynaklarda
yazı karakteri yanında; yazı tipi, yazı biçimi,
yazı yüzü, karşılıkları da kullanılmaktadır.
Soru: Frutiger ızgarası nedir?
Cevap: Frutiger ızgarası, Univers ailesi için, ailenin 21 orijinal kesiminin her birinin genişliğini ve ağırlığını tanımlamak amacıyla Adrian Frutiger tarafından
oluşturulmuş bir yazı karakteri numaralama sistemidir.
Soru: Aile içindeki ‘‘ağırlık’’ terimi ne demektir?
Cevap: Aile İçindeki Ağırlıklar: Harflerin yükseklikleriyle bağlantılı hat kalınlıkları “ağırlık” olarak isimlendirilir. Ağırlıklar, bir yazı
karakteri ailesi içindeki farklı kalınlıklara sahip çeşitlemelerdir. Normal ağırlıkta bir harfin hat kalınlığı
yaklaşık olarak harf yüksekliğinin 1/7’si kadardır
Soru: Harf genişliklerini tanımlamak için hangi terimler kullanılmaktadır?
Cevap: Aile İçindeki Genişlikler
Harf genişliklerini tanımlamak için de farklı terimler kullanılabilmektedir. Daraltılmış versiyon için
İngilizce kaynaklarda condensed, compressed, compact ve narrow karşılıkları kullanılabilmektedir. Genişletilmiş versiyon, İngilizce kaynaklarda extended ya da expanded olarak isimlendirilir
Soru: Daraltılmış harflerin genişletilmiş harflere göre avantajı nedir?
Cevap: Genişliklerde de
ağırlıklarda olduğu gibi çok dar (extra condensed), çok geniş (extra extended) çeşitlemelerle bunların ara
değerleri bulunabilir. Daraltılmış harfler, genişletilmiş harflere göre daha fazla kullanılır. Dolayısıyla daraltılmış harfler ve bunların “hafif daraltılmış”, “daraltılmış”, “çok daraltılmış” gibi dereceleri de daha fazla
üretilir. Hafif daraltılmış çeşitlemeler, okunurluğu korurken, satır başına düşen metin miktarını artırmaya
olanak vermesi nedeniyle metin yazıları için tercih edilir.
Soru: Aile içindeki diğer çeşitlemeler nelerdir?
Cevap: Aile İçindeki Diğer Çeşitlemeler
Yazı karakterinin her bir ağırlığı, genişlik ve stillerle kombine edilebilir. Örneğin, bir yazı karakterinin “ince” ağırlığından, stil ve genişliklerle yapılacak kombinasyonlar sonucu; “ince-düz”, “ince-eğik”,
“ince-daraltılmış”, “ince-genişletilmiş”, “ince-daraltılmış-eğik”, “ince-genişletilmiş-eğik” gibi çeşitlemeleri
üretmek mümkündür ve bu varyasyonlar her bir ağırlık için üretilebilir. B
Soru: Font teriminin uzun süre kullanılan tanımı nedir?
Cevap: Font terimi, özgün bir tasarımı olan yazı karakterlerinin belli bir stil ve ölçüsündeki harfler, rakamlar, noktalama işaretleri ve sembollerini içeren setini tanımlamak için kullanıldı
Soru: OpenType font kategorileri nelerdir?
Cevap: Bugün en yaygın font formatı olarak kullanılan OpenType fontlar dahi aynı değildir. Linotype’a göre şu anda beş farklı OpenType font kategorisi vardır. Bunlar,
OpenType Std, OpenType Pro, OpenType Com, OpenType W1G (WGL4), ve OpenType W2G’dir.
OpenType Std, 21 dili desteklerken, Görsel 5.11’de görülen OpenType Pro fontu, içinde Türkçe’nin de bulunduğu 33 dili desteklemektedir
Soru: Temel bir font neleri içerir?
Cevap: Temel bir font majüsküller, minisküller, rakamlar ve noktalama işaretlerini içerir.
Soru: Yazı karakteri ve font terimi arasındaki fark nedir?
Cevap: Yazı karakteri ve font terimi birbiri ile karıştırılır. Günümüzde bu terimlerden biri diğeri yerine kullanılabilir. Oysa farklı anlamlara sahiptirler. “Yazı karakteri” terimi, özgün bir tasarımı
tanımlarken, “font” bir karakter seti anlamındadır. Yazı karakterleri fontlar yani karakter setleri
olarak tasarlanır, üretilir, satışa sunulur, depolanır ve kullanılır.
Soru: Hat (stroke) ne demektir?
Cevap: Hat (stroke): Harfi oluşturan tüm çizgilerin genel adıdır. Hatlar, harfte bulundukları yere ve büyüklüğüne göre ayrıca isimlendirilir. Sap, göbek, kuyruk, kol, bacak ve serifler de harfi oluşturan hatlardandır
Soru: Kol ve Bacak (arm and leg) ne demektir?
Cevap: Kol ve Bacak (arm and leg): Kol ve bacaklar dikey bir ana hattan çıkıp bir ucu serbest kalan hatlardır.
Yana ve yukarıya doğru uzananlar kol, aşağıya doğru uzananlar bacak olarak adlandırılır
Soru: Gaga ve Kanca (beak and barb) ne demektir?
Cevap: Gaga ve Kanca (beak and barb): Gagalar; E,F,L,T gibi harflerin uçlarında yer alan yarım seriflerdir.
Genel olarak tek yönlü olmalarına rağmen, çift yönlü genişleyenleri de vardır. Gagalar sadece harflerin
düz hatlarının uçlarındaki yarım seriflerdir. Kıvrımlı hatların uçlarındaki yarım serifler ise kanca olarak
isimlendirilir ve C, G, S gibi harflerde bulunur (
Soru: Temel ölçülerden olan Taban Çizgisi (Baseline) ne demektir?
Cevap: Taban Çizgisi (Baseline): Tüm majüsküllerin ve bazı minisküllerin gövde kısımlarının üzerinde oturduğu varsayılan hayali çizgidir
Soru: Majüskül (cap, capital, uppercase, majuscule) ve Miniskül (lowercase, minuscule) ne demektir?
Cevap: Majüskül (cap, capital, uppercase, majuscule) ve Miniskül (lowercase, minuscule): Majüskül terimi Latin alfabesindeki büyük harfleri, miniskül terimi ise küçük harfleri tanımlamak için kullanılır. Minisküller
anatomik yapıları, üst ve alt uzantılarına göre sahip oldukları farklı yüksekliklerle majüsküllerden kolayca
ayrılır
Soru: Serif ne demektir?
Cevap: Serif: Serifler, harfi oluşturan ana hatları genellikle dik olarak kesen küçük hatlardır
Soru: Punto Ölçüsü (Point Size) nedir?
Cevap: Punto Ölçüsü (Point Size): Üst uzantı çizgisinden alt uzantı çizgisine kadar uzanan ölçüdür. Harflerin
punto büyüklüğünü belirler.
Soru: Üst Uzantı Çizgisi (Ascender Line) nedir?
Cevap: Üst Uzantı Çizgisi (Ascender Line): Minisküllerde üst uzantıların değdiği çizgidir. Bazı durumlarda
majüskül çizgisiyle aynıdır.
Ünite 6
Soru: Resim yazı nedir?
Cevap: Resimyazı: Nesnelerin yalınlaştırılmış resimleri ile yazılan yazı, hiyeroglif.
Soru: Ankara Kalesinin tipografik özellikleri nasıldır?
Cevap: Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde pek çok kez onarılan Ankara Kalesi surlarında önceki dönemlere ait yazı ve süslemelerin bulunduğu taş bloklar yeniden kullanılmıştır (bkz. Ünite kapak görseli). Taştan yapılan kale surları üzerinde, taşın iskarpela ile oyularak uygulandığı latin harfleri görülmektedir. Burada kullanılan yazı karakteri Roma Kapital Yazısı (Capitalis Monumentalis), Görsel 6.2’de (sağ) görülen, Roma’da imparator Trajan’ın zaferini kutlamak ve bu zafer hikayesini gelecek nesillere aktarmak üzere MS. 113 yılında tamamlanan Trajan sütununun kaidesindeki giriş kapısının bulunduğu alt kısımda kullanılan karakterle aynıdır
Soru: Makreş Çevresel grafik tasarım alanı ve alt alanlarını hangi başlıklar altında ele almıştır?
Cevap: Çevresel grafik tasarım alanı bazı alt alanlardan oluşur. Örneğin Makreş (2019), bu alanları kent ölçeğinde tipografi alanını incelerken kullanım alanlarını Mimari, Kayıtsal, Sanatsal, Normatif ve Ticari başlıklarıyla ele alır.
Soru: Mimari Tipografi’nin içeriği nedir?
Cevap: Mimari Tipografi: Anıtsal ve onursal tasarım çalışmalarının konu alındığı, daha çok kişi ve kurumlara ithafen inşa edilen tipografik yaklaşımları içeren çalışmalardır.
Soru: Kayıtsal Tipografi’ti oluşturan unsurlar nelerdir?
Cevap: Kayıtsal Tipografi: cadde ve sokak tabelaları, numaralandırmalar, apartman isimlerinin yanı sıra yine kente ait kanalizasyon, telefon, elektrik su gibi altyapı sistemlerinin kayıt bilgilerini taşıyan tipografik unsurlardır.
Soru: Sanatsal Tipografi’nin içeriği nedir?
Cevap: Sanatsal Tipografi: Kenti kaplayan tüm sanatsal içerikli yazılar, çıkartmalar, graffitiler, duvar yazıları ve tipografik heykeller ve enstalasyonlar bu başlıkta toplanır.
Soru: Normatif Tipografi’yi oluşturan unsurlar nelerdir?
Cevap: Normatif Tipografi: Yerleri, mekânları tanımlayan, adını pekiştiren işaretlemeler, tabelalar ve yer imleri (placemaking) ve yer işaretleri (landmark).
Soru: Ticari Tipografi’yi oluşturan unsurlar nelerdir?
Cevap: Ticari Tipografi: Ticari amaçlı tabelalar, billboard, afiş gibi duvarlarda yer alan tanıtım grafikleri, vitrinleri süsleyen tipografik unsurlar
Soru: Wayne Hunt alt alanları nasıl gruplamıştır?
Cevap: Alt alanlar çok çeşitli olduğundan belli bir listeyle sınırlı olmasa da temel bazı başlıklar altında toplanabilir. Wayne Hunt tarafından bu başlıklar şöyle gruplanmıştır: • İşaretleme ve Yönlendirme • Anlamlandırma • Yer İmi (Calori vd, 2015)
Soru: Yer imi nedir?
Cevap: Yer imi: İç veya dış mekânlarda önemli bir giriş ya da kavşak noktasını güçlü bir biçimde vurgulamak, ilgili noktayı alandaki kullanıcıların tümünün algılamasını sağlamak amacıyla tasarlanmış soyut ya da somut üç boyutlu tasarım ürünleridir
Soru: Yazıyapı nedir?
Cevap: Yazıyapı: İngilizcede typotecture olarak geçen bu terim, yazının ve/veya harflerin heykelimsi yapılar olduğu durumda kullanılır.
Soru: Süpergrafik nedir?
Cevap: Süpergrafik: Mekâna yönelik özellikle büyük boyutlu grafik uygulamaları kapsamında, daha çok 1960’larda kullanılan bir terimdir.
Soru: Serifsiz ne demektir?
Cevap: Serifsiz: Yazı karakterlerinin yapısal özelliklerinden biri olan serif aynı zamanda tırnak olarak da adlandırılır. Uzun blok metinlerde okumayı kolaylaştırıcı küçük tırnakların olduğu yazı karakterleri serifli (tırnaklı), olmayanlar serifsiz (tırnaksız veya sans-serif) olarak adlandırılır.
Soru: Yönlendirme sistemleri tasarlarken izlenecek temel hedefler nedir?
Cevap: “Yönlendirme sistemleri tasarlarken izlenecek temel hedefler; çok dilli bir dinleyici kitlesiyle iletişimde bulunmak, uygun ve okunaklı görüntüler oluşturmak, üçüncü boyutu kullanmak ve iyi işleyen, gerektiğinde zaman testine dayanıklı olabilen, arıtılmış estetiğe sahip özgün bir sistem yaratmaktır.”
Soru: Birleşik Krallık’taki Network Rail şirketinin
İstasyon Planlama ve Tasarım Kılavuzu’na göre net tasarım
kriterleri nelerdir?
Cevap: Yönlendirme tasarımının
uygulanacağı mekâna bağlı olarak daha net tasarım
kriterlerinden bahsetmek de mümkündür. Örneğin Birleşik Krallık’taki Network Rail şirketinin
İstasyon Planlama ve Tasarım Kılavuzu’na göre ise
istasyonlardaki yönlendirme sistemlerinin erişilebilir olması için:
• Yüksek kontrastlı renklerle optimum okunabilirlik sağlanmalıdır.
• Çeşitli mesafelerden okunabilen yazı karakteri seçilmelidir.
• Bilgi; görsel, işitsel ve dokunsal olarak sunulmalıdır.
• Farklı dilleri konuşan bireyler için çok dilli
tabelalar kullanılmalıdır.
• Tabela konumlandırması yapılırken fiziksel
engelli bireylerin okuma mesafeleri düşünülmelidir (Aybek vd., 2021).
Soru: Tasarımın dilini ve kapsamını öngörebilmek adına cevaplanması ve
görsel dile aktarılarak çözümlenmesi gereken problemler nelerdir?
Cevap: Bütünü ve tüm detayları önceden bilmek,
tasarımın dilini ve kapsamını öngörebilmek adına
önemli bir adımdır. Bu aşamada cevaplanması ve
görsel dile aktarılarak çözümlenmesi gereken problemlerden bazıları şunlardır:Bilginin akışı ve yönlendirme algoritmaları, Bilgi hiyerarşisi, Konum, mekân ve kapsam, Sürdürülebilirlik, Hedef kitle ve evrensellik
Soru: Bütünü ve tüm detayları önceden bilmek, tasarımın dilini ve kapsamını öngörebilmek adına çözümlenmesi gereken problemlerden olan ‘‘bilgi hiyerarşisi’’ kapsamı nedir?
Cevap: Bilgi hiyerarşisi (en çok ihtiyaç duyulan
bilgilerle, daha az ihtiyaç duyulan bilgilerin
ayrılması, uzaktan görülmesi gereken bilgiler ve detayda yer alması gereken bilgiler
ve bunların belirlenerek görsel dilde paralel
önem sırasına koyulabilmesi)
Soru: Bütünü ve tüm detayları önceden bilmek, tasarımın dilini ve kapsamını öngörebilmek adına çözümlenmesi gereken problemlerden olan ‘‘Konum, mekân ve kapsam’’ da nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: Konum, mekân ve kapsam (yönlendirmenin yer alacağı mekân nedir ve bu mekânın
sınırları, örneğin mekânın dışından başlayan bir yönlendirmeye mi ihtiyaç vardır
yoksa sadece mekân içinde mi sınırlıdır, bu
mekân sadece bir binadan mı ibarettir, yoksa bu mekânın/kurumun örneğin her kentte bir şubesi var mıdır? Bu sorulara bağlı
olarak ortak bir tasarım dili belirlenmeli ve
her farklı mekân için özel bir biçimde detaylandırılmalıdır.)
Soru: Bütünü ve tüm detayları önceden bilmek, tasarımın dilini ve kapsamını öngörebilmek adına çözümlenmesi gereken problemlerden olan ‘‘Hedef kitle ve evrensellik’’ kapsamında hangi kriterlere dikkat edilmelidir?
Cevap: Hedef kitle ve evrensellik (yönlendirmeyi
kullanan kitlenin ihtiyaçları göz önünde
bulundurularak algılanabilir bilgi, hata için
tolerans, düşük fiziksel güç gereksinimi gibi
konuların çözümlenmesi; bunun yanı sıra,
mekânın temel özelliklerinin getirdiği zorunluluklar; örneğin havaalanlarında çok
dilli iletişim zorunluluğu gibi)
Soru: İngiltere’de mimarlık,grafik ve endüstriyel tasarım alanlarındaki uzmanlıkları bir araya getiren ilk danışmanlık biriminin adı nedir?
Cevap: “1942 yılında kurulan Design Research Unit (Tasarım Araştırma Birimi) İngiltere’de mimarlık,
grafik ve endüstriyel tasarım alanlarındaki uzmanlıkları bir araya getiren ilk danışmanlık birimiydi.”
Ünite 7
Soru: Konuşma dilindeki seslerin, harfler aracılığı ile somutlaştırılan görsel sembollere ne isim verilir?
Cevap: Yazı: Konuşma dilindeki seslerin, harfler aracılığı ile somutlaştırılan görsel sembolleridir.
Soru: Tipografi ile harfleme ve kaligrafi arasındaki ayrımın bazen net olarak anlaşılamamasının nedeni nedir?
Cevap: Tipografi ile harfleme ve kaligrafi arasındaki ayrım bazen net olarak anlaşılamayabilir. Bunun nedeni, tipografinin içinde kaligrafi ve el yazısı formlarının da olmasından kaynaklıdır.
Soru: Kaligrafi, harfleme ve tipografi arasındaki temel fark nedir?
Cevap: Kaligrafi, harfleme ve tipografi arasındaki temel fark; kaligrafinin harfleri yazma, harflemenin harfleri çizme ve tipografinin harfleri kullanma/tasarlama sanatı olmasıdır.
Soru: 17.yy. başlarında kaligrafi nasıl tanımlanır?
Cevap: Güzel el yazısı, zarif el yazısı. (On yedinci yüzyılın başları)
Soru: Kaligrafi disiplininde uyum, denge ve ritim ne anlam ifade etmektedir?
Cevap: Uyum; kelimeler, karakterler ve harfler arasındaki ilişkidir. Denge, kullanılan harfler ve şekillerin, malzeme ve tekniklerle boşluğun ahengini kurgulamaktır. Ritim ise kaligrafik yazımda, izleyicinin gözünde desen ve vurgu hissi yaratan kasıtlı tekrarlardır.
Soru: Kaligrafi ne değildir?
Cevap: Sözlük tanımı ile kaligrafinin bir el yazısı becerisi ve sadece güzel yazı olduğu belirtilerek anlam olarak yetersiz bırakılmaktadır. Bu tanım bir şekilde doğru olsa da kaligrafi için adaletli değildir çünkü bu sanat sadece iyi icra edilmiş bir beceriden çok daha fazlasıdır. Yani kaligrafi disiplininin hem değerini hem de özelliklerini yok sayan teorilerdir.
Soru: Mısır’da M.Ö. VII. yüzyılda günlük işlerde kullanılan halk yazısına verilen isim nedir?
Cevap: Demotik yazı: Mısır’da M.Ö. VII. yüzyılda günlük işlerde kullanılan halk yazısına verilen isimdir.
Soru: Latin Alfabesi de dâhil olmak üzere diğer birçok alfabe ve yazı sisteminin atası hangi alfabedir?
Cevap: Yunan Alfabesi, Batı kaligrafisinin en eski izlerinin temelini oluşturan Latin Alfabesi de dâhil olmak
üzere diğer birçok alfabe ve yazı sisteminin atasıdır.
Soru: 19.yy. sonlarında geniş kalem kaligrafisini yeniden tanimlayarak canlandıran ve popülerleştiren kişi kimdir?
Cevap: Bununla birlikte, 19. yüzyılın sonunda, William Morris ve Arts and Crafts (Sanatlar ve Zanaatler anlamına gelir) Hareketi, İngiliz geniş kalem kaligrafisini yeniden tanımlayarak canlandırmış ve popülerleştirmiştir.
Soru: Kaynaklarda yer alan ve gerçek kaligrafinin sadece üç uygarlık tarafından üretildiği uygarlıkların adı nedir?
Cevap: Tarih boyunca sadece üç uygarlığın gerçek kaligrafi ürettiği kaynaklara işlenmiştir. Çinliler (Çin Kaligrafisi, Çince, Japonca ve Korece), Araplar (İslam Kaligrafisi, Arapça, Farsça, Osmanlıca) ve Roma harflerine dayanan Batı Uygarlığı (Latin Kaligrafisi).
Soru: Günümüz kaligrafisinin modern örnekleri hangileridir?
Cevap: Modern örnekler (soyut kaligrafi, ışık kaligrafisi, asemik kaligrafi, kaligrafiti, kaligrafütürizm).
Soru: Kaligrafi için kullanılan araçlar hangileridir?
Cevap: Daldırma Kalem (Copperplate), Fırça Kalem (Brush Pen),Kesik Uçlu Kalem (Calligraphy Pen), Dolma Kalem (Fountain Pen), Renkli Mürekkepler (Colored Inks).
Soru: Harfleme nedir?
Cevap: Harfleme, her harfin kendi mini illüstrasyonu gibi davrandığı harfleri çizme sanatıdır. Harflerin, kaligrafide olduğu gibi bir vuruşla, basılı veya bitişik el yazısı tarzında yazmaktan farklı olarak, her harfe verilen bireysel ilgi ve bir kompozisyon içindeki rolü yüklenerek elde edilen sonucudur.
Soru: Harflerin, şekillerin ve çizgi genişliklerinin doğruluğu neye bağlıdır?
Cevap: Harflerin, şekillerin ve çizgi genişliklerinin doğruluğu, anatomi bilgisinin başarılmış olmasına bağlıdır. Aralık (espas) ise harfler arasında doğru boşluk bırakılması sayesinde, yüksek düzeyde okunabilirlik sağlanmasına yarar.
Soru: Harflemenin genel özellikleri nelerdir?
Cevap: Okunabilirlik, denge, kompozisyon, harf yapısı gibi bazı temel kuralları takip eder.
Önceden tasarlanmış harfleri kullanır.
Harfleme harflerin anatomilerine gerektiği kadar eklemeler yaparak harfleri çizmektir.
Harfleme, büyük panolar ve tabelalar gibi kaligrafik çözümde zorlayıcı olan büyük projeler için iyi bir alternatiftir.
Harfleme, her türlü resimli kelime biçimleriyle de desteklenir.
Harflemede her harfin özgün bir stili vardır.
Harflemede, bir kelime veya cümle içinde farklı yazı tipleri ve değişen harf yükseklikleri karıştırılarak kullanılabilir.
Bazen harfler, tasarıma uyacak şekilde bükülür, gerilir veya diğer biçimlere dönüştürülür.
Harfleme kaligrafiden daha geniş ve alternatifli alanlarda kullanım şansına sahiptir.
Soru: Tipografi nedir?
Cevap: Tipografi, harfleri, rakamları yazıları, bunların tasarım, ölçü, stil, ağırlık ve düzenlemeleri ile ilgili konuları kapsayan grafik tasarımın bir alt dalıdır.
Soru: Tipografi ne değildir?
Cevap: Tipografi bir el yazısı olmadığı gibi el yazısı da tipografi değildir çünkü tipografi bir sanat olarak tamamen tasarımla ilgilidir.
Soru: Hareketli yazı tipiyle basılan ve ilk seri üretimi yapılan yapılan kitap hangisidir?
Cevap: Hareketli yazı tipiyle basılan ve ilk seri üretimi yapılan Gutenberg İncili (Gutenberg Kutsal Kitabı)’dir. 42 satırlık İncil, günümüzde de estetik, sanatsal nitelikleri ve tarihi önemi bakımından, en değerli kitaplardan biri olarak kabul edilir.
Soru: Gutenberg tarafından icat edilen ve yeniden kullanılabilen, kurşun alaşımdan oluşan hareketli harf bloklarına matbaacılıkta ne ad verilir?
Cevap: Gutenberg tarafından icat edilen ve yeniden kullanılabilen, kurşun alaşımdan oluşan hareketli harf bloklarına matbaacılıkta hurufat adı verilmektedir.
Soru: Tipografinin yazılış biçimleri nelerdir?
Cevap: Tasarım öncesinde rehberlik edecek tipografi kurallarını öğrenmek.
Klasik yazı karakterlerinden oluşan temel bir koleksiyon kullanılması.
Tipografi tasarımının yüksek bir yüzdesi beyaz bir arka plan üzerinde siyah metin olarak tercih edilmesi.
Dizgi ve dizdi dünyasını bilerek, grafik tasarımda tipografiyi anlamak.
Tipograf, sayfanın görünümünden, tüm işi kendisi yapsın ya da yapmasın, sorumludur.
Tüm tipografi tasarımı türleri için ana yaklaşım, harfleri genel olarak birbirleriyle tutarlı olacak şekilde hizalamak için görünür veya görünmez ızgara sistemini kullanmak olmalıdır.
Tasarım konusunda çalışmalar yapmak isteyen kişilerin, “Typeface” ve “Font” arasındaki farkın ne olduğunu bilmesi gerekir.
Ünite 8
Soru: Vernaküler kelimesinin anlamı nedir?
Cevap: Vernaküler: Yerel bir dil, ifade veya ifade şekli; resmî yazıdan ziyade sıradan konuşmada meydana gelen bir ifade veya ifade şekli; bir dönemin, yerin veya grubun özelliği.
Soru: Efemera’nın anlamı nedir?
Cevap: Efemera: Başlangıçta kullanıldıktan sonra atılması amaçlanarak üretilen ancak koleksiyon hâline gelen afiş, broşür ve bilet gibi kâğıt ögeler.
Soru: Postmodernizm anlamı nedir?
Cevap: Postmodernizm: “İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ortaya çıkan ve sağlam bir gerçeklik olgusunun varlığını sorgulayan yaratıcı bir akımdır. Postmodernistler, otoriteyi yapıbozuma uğratmış ve parçalılık, tutarsızlık ve absürtlük fikirleriyle ilgilenmişlerdir.
Soru: Tibor Kalman’ın görsel iletişim tasarımındaki yeri neden önemlidir?
Cevap: Vernakülerin görsel iletişim tasarımındaki yerinin sağlamlaşmasında Tibor Kalman’ın rolü önemlidir. Kalman, yaptığı çalışmalarla günlük iletişimde kullanılan vernaküler harflerden bir tipografi türü tanımlar. Ona göre, görsel iletişim tasarımının herhangi bir dil veya iletişim aracı gibi resmî olmayan,
kendine özgü lehçeleri veya yerel biçimleri vardır.
Soru: Vernaküler Tipografi gerçekte nasıl bir tutum olarak karşımıza çıkar?
Cevap: Böylece vernaküler tipografi, yalnızca tasarım eğitimi almamış kişiler tarafından yapılan bölgeye özgü ürünler veya nostaljik görüntüler değil, tam da postmodern anlayışın getirdiği bireyselliğe uygun olarak bir düşünme yöntemi ve bir tasarımcı olarak karşımıza çıkar.
Soru: Bir kaya, taş üzerine yapılan oyma veya yazıta ne ad verilir?
Cevap: Petroglif: Bir kaya, taş üzerine yapılan oyma veya yazıt.
Soru: 1990 yılında Steven Heller moderatörlüğünde Joe Duffy ile yaptığı tartışmada Kalman, vernakülerin nasıl bir düşünme yöntemi olduğunu söyler?
Cevap: 1990 yılında Steven Heller moderatörlüğünde Joe Duffy ile yaptığı tartışmada Kalman, vernakülerin kendi tasarım pratiği içerisindeki rolüne ilişkin, vernakülerin görünüm değil; bir konuda açık, karmaşık olmayan, filtre edilmemiş ve eğitilmemiş şekilde düşünme yöntemi olduğunu söyler.
Soru: Sanatçıların önceki işlerini sıklıkla hiciv amaçlı ve uyumsuz parçaların Karman çormanlığı şeklinde taklit etmelerine ne isim verilir?
Cevap: Pastiş: Sanatçıların önceki işlerini sıklıkla hiciv amaçlı ve uyumsuz parçaların karman çormanlığı şeklinde taklit etmektir.
Soru: Retro yaklaşım nerede ortaya çıkmıştır?
Cevap: New York’ta ortaya çıkan eklektik retro yaklaşım, Viktorya Dönemi, Art Nouveau ve Art Deco biçimlerini ilham kaynağı olarak kullanan Milton Glaser, Seymour Chwast, Louise Fili, Paula Scher, Carin Goldberg dâhil olmak üzere az sayıda tasarımcıyla başlar.
Soru: Postmodernizmden çok önce tasarımın esasen yerel bir dil olduğunu anlayan Amerikalı grafik tasarımcısının adı nedir?
Cevap: Postmodernizmden çok önce tasarımın esasen yerel bir dil olduğunu anlayan (Milton) Glaser, Mexico City’ye yaptığı gezide, küçük bir terzi reklamındaki harflemelerden etkilenerek tabelanın fotoğrafını çeker ve geri döndüğünde alfabenin geri kalanını tamamlayarak Baby Teeth adlı bir fonta dönüştürür
Soru: Vernaküler tipografi ürünlerini keşfetme 20.yy. da hangi tasarımcılar arasında yaygınlaşmıştır?
Cevap: Vernaküler tipografi ürünlerini keşfetme; Tony Palladino, George Tscherny, Robert Brownjohn, Tom Geismar, Ivan Chermayeff ve Bob Gill gibi dönemin tasarımcıları arasında yaygınlaşır.
Soru: Özellikle New York’un iç bölgelerine yaptıkları yürüyüşlerle sokak vernakülerinin görkemine kapılan tasarımcılar arasında yer alan tasarımcılar kimlerdir?
Cevap: 1957 yılında Brownjohn ile bir tasarım ofisi kuran Chermayeff ve Geismar, kentin iç bölgelerine yaptıkları yürüyüşlerle sokak vernakülerinin görkemine kapılan tasarımcılar arasındadır.
Soru: Viktorya Dönemi ve Art Nouveau’nun tipografik temalarına sıklıkla başvuran ve New York’un tarihselcilik geleneğini 1920’lere ve 1930’lara kadar geriye götüren tasarımcılar kimlerdir?
Cevap: Viktorya Dönemi ve Art Nouveau’nun tipografik temalarına sıklıkla başvuran Herb Lubalin ile çalışması nedeniyle Louise Fili, New York’un tarihselcilik geleneğini 1920’lere ve 1930’lara kadar geriye götürür.
Soru: Profesyonel tasarımcılardan ziyade, sıradan insanlar tarafından yapılan ürünleri, vernakülerin en iyi örnekleri olarak tanımlayan kişi kimdir?
Cevap: Kalman ve New York’taki tasarım şirketi M&Co fırça tabelalar, mağaza önlerindeki harflemeler, sosyal etkinlikleri veya satılık eşyaları ilan eden afişler gibi profesyonel tasarımcılardan ziyade sıradan insanlar tarafından yapılan ürünleri, vernakülerin en iyi örnekleri olarak tanımlar.
Soru: Gıda etiketlerine sıcak, nostaljik, güven verici etki yaratmak için Resimsel Modernizm, Ekspresyonizm ve Art Deco’nun yanı sıra vernaküleri kullanan dekoratif retro üslubuyla ünlenen oluşumun/grubun adı nedir?
Cevap: Minneapolis’teki Duffy Design Group, gıda etiketlerine sıcak, nostaljik, güven verici etki yaratmak
için Resimsel Modernizm, Ekspresyonizm ve Art Deco’nun yanı sıra vernaküleri kullanan dekoratif retro üslubuyla ünlenir.
Soru: Tasarım yaklaşımı olarak vernaküler ile nostaljiyi birbirinden ayıran kesin fark nedir?
Cevap: Vernaküler yaklaşım, yerel/sıradan insanlar/zanaatkârlar tarafından yapılan ve belirli bir bölgeye özgü üretilmiş ürünleri/eserleri yeni çalışmalar için esin kaynağı olarak kullanmayı kapsarken nostalji, belirli bir duyguyu ortaya çıkarmak amacıyla geçmiş akımların/üslupların sahip olduğu görsel ifade biçimlerinin doğrudan aktarılmasıdır.
Soru: Atölyesinde biriktirdiği eski gazete reklamlarının, dergilerin, katalog parçalarının ve kullanılıp atılan küçük resimlerin görsel dilini kullanan grafik tasarımcısı kimdir?
Cevap: Vernakülerin hevesli ve özenli arkeologlarından biri olan Art Chantry, atölyesinde biriktirdiği eski gazete reklamlarının, dergilerin, katalog parçalarının ve kullanılıp atılan küçük resimlerin görsel dilini
kullanır.
Soru: “Belirgin noktaların damıtıldığı ve ilginç tipografi, saçma yazılar ve absürt kolajlarla dolup taşan kes-yapıştır üslup” geliştiren tasarımcının adı nedir?
Cevap: Chantry, belirli bir sektör için üretilen ve koleksiyon değeri taşımayan belgelerden yola çıkarak “belirgin noktaların damıtıldığı ve ilginç tipografi, saçma yazılar ve absürt kolajlarla dolup taşan kes-yapıştır üslup” geliştirir.
Soru: New Yorklu tasarımcıların yaptığı gibi yerelin keşfiyle ortaya çıkan bir yazı tasarımı olan “Template Gothic” kim tarafından tasarlanmıştır?
Cevap: 1990 yılında Barry Deck tarafından tasarlanan Template Gothic, New Yorklu tasarımcıların yaptığı gibi yerelin keşfiyle ortaya çıkan bir yazı tasarımıdır.
Soru: Yazı tasarımında vernakülerin referans olduğu ve İngiliz tasarımcı Jonathan Barnbrook’un oluşturduğu yazı ailesinin adı nedir?
Cevap: Yazı tasarımında vernakülerin referans olduğu diğer örnek ise İngiliz tasarımcı Jonathan Barnbrook’un Priori Sans adlı yazı ailesidir.